Boşanma, yalnızca evliliğin sona ermesinden ibaret değildir; velayet, nafaka, mal paylaşımı ve bazen tazminat gibi birbirinden ayrı taleplerin birlikte yürüdüğü bir süreçtir. Aşağıdaki başlıklar, sürece hazırlanırken sık karşılaşılan konuları genel hatlarıyla açıklar.

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma

Tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında anlaşması hâlinde anlaşmalı boşanma yolu izlenebilir. Bunun için evliliğin kanunda öngörülen asgari süre kadar sürmüş olması ve tarafların birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi aranır.

Anlaşma, yazılı bir protokolde somutlaşır. Protokolde şunlar açıkça yer almalıdır:

  • Velayetin kimde olacağı ve kişisel ilişki günleri
  • Çocuk için iştirak nafakası, varsa eş için yoksulluk nafakası
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri (veya bunlardan feragat)
  • Mal rejiminin nasıl tasfiye edileceği

Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir; özellikle çocukların menfaatine aykırı gördüğü noktalarda değişiklik isteyebilir. Taraflar bu değişikliği kabul etmezse dava çekişmeli hâle gelir.

Anlaşma sağlanamadığında dava, ileri sürülen boşanma sebebine ve delillere göre yürütülür. Bu yolda tanık beyanları, yazışma kayıtları, sağlık raporları ve sosyal inceleme raporları dosyaya girebilir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir.

Yargılama sırasında alınabilecek geçici önlemler

Dava sürerken hâkim, talep üzerine veya gerekli gördüğünde geçici düzenlemeler yapabilir:

  • Çocuğun velayetinin geçici olarak kime bırakılacağı
  • Tedbir nafakası
  • Aile konutunun kime tahsis edileceği
  • Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa koruyucu ve önleyici tedbirler

Bu kararlar dava sonuçlanmadan hüküm doğurur; bu nedenle talebin zamanlaması önemlidir.

Kusur değerlendirmesinin etkisi

Çekişmeli davalarda hâkim, tarafların evlilik birliğinin sarsılmasındaki kusurlarını değerlendirir. Kusur durumu tek başına boşanma kararını belirlemenin ötesinde, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin sonucunu da doğrudan etkiler.

Mal paylaşımı ayrı bir konudur

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının kendisinden ayrı bir taleptir ve uygulamada çoğunlukla boşanma kararının kesinleşmesi beklenir. Evlilik içinde edinilen taşınmaz, araç ve birikimlerin kimin adına ve hangi kaynakla alındığı incelenir; tapu, banka ve kredi kayıtları bu değerlendirmenin temelini oluşturur.

Taleplerin dava dilekçesinde saklı tutulması, ileride hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşır.

Kararın kesinleşmesi

Boşanma kararı verilmesiyle süreç bitmez. Gerekçeli kararın tebliği, kanun yolu sürelerinin geçmesi veya taraflarca feragat edilmesi ile karar kesinleşir; ardından nüfus kaydına işlenir. Kesinleşmeden önce yeniden evlenme gibi işlemler yapılamaz.

Görüşmeye hazırlanırken

İlk görüşmede süreci hızlandıran belgeler şunlardır: nüfus kayıt örneği, evlilik tarihi ve varsa ayrılık tarihini gösteren bilgiler, çocukların doğum tarihleri, gelir durumunu gösteren belgeler, tapu ve araç kayıtları, varsa daha önce alınmış koruma kararları.

Her dosyanın koşulları farklıdır; burada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut durumunuza ilişkin hukuki değerlendirmenin yerini tutmaz.